Son Dakika
Turizm ile ilgili olarak gelişme sağlayacak olan ve Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ne bile girmeyi başarmış Vezirköprü Evleri zamana yenik düşerek kaybolmanın eşiğine geldiler.
Ramazan Bayramı sona erdi.
Bayram tatilinin idari olarak 9 güne çıkarılmasıyla birlikte Vezirköprü’de de bayram biraz daha kalabalık geçti.
Bayramı dört göze bekleyen esnafın yine de memnun olduğunu söylemek zor. Konuştuğumuz esnaf önceki bayramları arattığını belirtiyor.
Yine de Ramazan Bayramı’nın ardından bir umutla Kurban Bayramı beklentisi oluşmuş durumda.
Özellikle İstanbul’daki olaylar nedeniyle 9 güne çıkarıldığı iddia edilen Ramazan Bayramı’nın, Kurban Bayramı’nda da tatilin 9 gün olmasını getirecek diyenlerin sayısı oldukça fazla.
Vezirköprü’de Ramazan Bayramı her yıl olduğu gibi sakin geçti desek de, özellikle trafik yoğunluğunun yaşattığı üzücü olayları da görmedik değil.
İnsanların bayramlarda geldikleri baba ocaklarından yaptıkları paylaşımlara bakınca, aslında aradıklarının eski bayramlar ve eskiden beri bildikleri, aşina oldukları yüzleri ve sokakları da aradıklarını görüyoruz.
Aslında bir çeşit turizm aradıkları. Daha doğrusu bizimki gibi ilçelerde turizme çevrilmesi gereken, ancak bir türlü başlanmayan çalışmalarla geliştirilmesi gereken turizm.
İnsanların geçmişlerine tutunmak ve sırf geçmişlerine tutundukları için maddi olarak zarar etmedikleri bir proje dizisi hazırlamak neden bu kadar zor?
Geçtiğimiz günlerde OMÜ öğrencilerinin hazırladıkları bir ankete denk gelenler olmuştur.
Bilmeyenler için; anketteki sorulardan biri SİT alanı üzerinden bir soruydu. “Vezirköprü’deki tescilli yapılar (geleneksel konutlar) korunmalı mıdır? “ diye sorulmuştu.
Vezirköprü’de tescilli yapılar yıllardır kanayan yaralardan biridir.
Tescilli binalar da, derecesine göre SİT alanı olan yerler de bina ve arsa sahiplerinin büyük sıkıntısı haline dönüştüler.
Bina sahipleri, günü koşullarına uymadığı için ve giderek küçülen evlerde oturmayı tercih ettikleri için zaten eski olan binaları iyice bakımsız hale geldiler. Bakımsız kalan evler zamanla ziyaret bile edilemeyen harabelere dönüştüler.
Buna rağmen kendileri yapmak isteseler, “Koruma Kurulu’ndan izin alman çivi çakmazsınız”, devlete yaptırma isteseler “biz sizin binanızı neden yapalım?” anlayışıyla karşılaştılar.
Bir dönem eski binaların restorasyonu ile ilgili projelere destek verilse de, o dönemlerde de Vezirköprü’nün idarecileri bunu kimseye duyurmadıkları (belki kendileri de duymadıkları) için vatandaşlar bundan yararlanamadı.
Turizm ile ilgili olarak gelişme sağlayacak olan ve Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ne bile girmeyi başarmış Vezirköprü Evleri zamana yenik düşerek kaybolmanın eşiğine geldiler.
Daha öncesinde de Sokak Sağlıklaştırma Projesi yerine bu tescilli evlerin bir ya da birkaçının sahipleriyle anlaşarak yap-işlet-devret modeliyle butik otel ve restoranlara dönüştürülmesinin ilçeye kazandıracaklarından bahsettik.
Ancak o günlerde de olmadı.
Daha fazla geç kalınmadan, tescilli binalarımız tamamen yok olmadan kurtarmak için zaman daralıyor. Bizi duyan olmasa da, umarım bu tarihi duvarları duyan olur.
Okurlarımın geçmiş bayramlarını kutluyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
02 Nisan 2025 Köşe Yazıları
29 Mart 2025 Köşe Yazıları
26 Mart 2025 Köşe Yazıları
22 Mart 2025 Köşe Yazıları