Çanakkale anlatmakla bitmez
OKUYUCU MEKTUBU
Çanakkale anlatmakla bitmez
Çanakkale zaferi ile ilgili olan bazı hadiseleri yazmak için onların anılarını okurken hüngür hüngür ağladım.
Çok değerli kardeşlerim bir şey çok garibime gidiyor. Binayı yapan ustaları değil binanın bacasını yapanı kahraman olarak lanse ediyoruz. Ne zaman gerçekleri gelecek neslimize anlatacağız. Hiçbir makam baki değil ama yaşanan gerçekler bakidir.
Çanakkale Savaşında Mustafa Kemal Atatürk diyor ki o gün sorumlu komutana “Sayın Komutanım iş işten geçmeden bana aktif görev verin” en son bir görev veriliyor; 19. Tümen Komutanlığı Gelibolu’ya.
Çanakkale Savaşı karada en zor olana Conk Bayırı. “261 bin asker gördüm” diyor, “kaçıyor. Neden kaçtığını sordum” “düşman geliyor” “düşmandan kaçılmaz” dedim. “Cephanemiz yok” “süngü de mi yok?” dedim. Tüm askerlere süngü takın dedim. Bulunan birliğe üstün bir moral veriyor. Diyor ki “arkadaşlar düşman çok korkaktır, sizlerin düşmanı yok edeceğinize inanıyorum. Allah bizi bugün için yarattı, şehit olacağız kalanlarımız gazi olacak, bizim yerimize arkamızdakiler gelecek vatanımızı düşmana teslim etmeyeceğiz. Ben önden gidip kırbaçla işaret vereceğim” Savaş başlıyor. Allah Allah sedaları saat 04.30’da gökleri inletiyor, İngiliz askeri birliği çok zayiat veriyor. Savaşı anlatmakla bitmez, komutansız savaş kazanılmaz. Neden savaşlardan bahsediyorsunuz, Mustafa Kemal’den Mustafa Fevzi Çakmak’tan bahsetmiyorsunuz Türk milletine karşı suç işlediler.
İstiklal Harbi günlerinde Sakarya Meydan Muharebelerinin en kritik zamanlarında top seslerinin Ankara’dan top seslerinin duyulmaya başladığı günlerde hatta meclisi Kayseri’ye taşımayı düşünüldüğü günlerde Mustafa Kemal Atatürk çalışmalarını tren istasyonundaki evde yürütüyordu. Bir gün erkenden kalkar, o saatlerde Çavuş Ali Metin’e çağırır. Acele telefonla Mustafa Fevzi Paşa’yı ara der.
Mustafa Fevzi Paşa ve Mustafa Kemal Paşa aynı rüyayı görüyorlar ve gülümsüyorlar. Peygamberimiz Muhammed Mustafa efendimiz Hacı Bayram Veli’ye rüyasında diyor ki “Mustafalara söyle korkmasınlar, zafer onların olacak” diyor.
Bu komutanlar suç mu işledi de nasihat ederken isimlerini anmaya haya ediyorsunuz. Biz bunların yüzüne nasıl bakacağız, vay halimize.
Çok kıymetli kardeşlerim, Ramazan’da çeşitli yemekler yiyoruz. Aç, susuz cephede savaş yapanları hatırlamayı bırakın, yalandan bile bazılarına okumadan araştırmadan iftira yazarak çok olaylar var, kalem kırıldı.
Son söz Peygamberimiz diyor ki “Müslüman ve mümin olmadıkça biri birinizi sevmedikçe cennete giremezsiniz.” Ne acı söz, biz bu sözün neresinde yer aldığımızı Ramazan ayı fırsattır. Hatalarımızdan af olmaya Cenab-ı Allah’dan niyaz edelim. Ramazanın anlamı yakar, yokder, neyi günahları. Yeter artık kardeş olduğumuzu bilelim diyorum. Allah hakkımızda doğrudan yana olanlardan eylesin. O savaşları Allah neslimize bir daha yaşatmasın.
Sizi kalemle aydınlatmaya çalışan kardeşiniz
Dursun Akça..